Pazartesi, Hazirane 2, 2008 · Kategori: Dini
SIDDIKLAR
“Gerçekten benim bazı kullarım var ki onlar beni sever, ben de onları severim. Onlar bana kavuşmayı özler, ben de onlara kavuşmayı arzularım. Onlar beni zikreder ben de onları zikrederim. Onlar bana nazar eder, ben de onlara nazar ederim
alametleri:
Şefkatli bir çobanın koyunlarını takip edip izlediği gibi, onlar da gündüzleyin gölgeleri takip ederek ibadet vakitlerini tesbite uğraşırlar. Gün batımında kuşun yuvasına dönmeyi arzuladığı gibi; onlar da bana ibadet için güneşin batmasını arzularlar.
Gece olup her yanı karanlık kaplayıp, döşekler serilince, yataklar yayılınca ve her sevgili sevgilisiyle başbaşa kalınca, onlar bana
ibadet için ayakta durur, yüzlerini benim için yere/secdeye sererler. Bana kelamımla münacaat ederler.
Kendilerine ihsan ettiğim nimetlerimi zikrederek beni övüp dururlar. Bazen bağırarak, bazen ağlayarak, bazen eyvah ederek, bazen şikayet ederek, bazen ayakta, bazen oturarak, bazen rükûda, bazen secdede oldukları hâlde geceyi geçirirler.
karşılık olarak 3 nimet verilir:
Birincisi: kalplerine nurumdan bir parça nur atarım; artık benim onlardan haber verdiğim gibi, onlar da benden haber verirler.
Üçüncüsü: Onlara zatımla (özel olarak) yönelirim. Bir düşün, benim zatımla yöneldiğim bir dostuma ne vereceğimi hiç kimse bilebilir mi?”
Kutu'l Kulüp)
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır